The little things... there's nothing bigger, is there?
03 Eylül 2007
22 Mayıs 2007
20 Mayıs 2007
geçenlerde bir anda aklıma geliverdi..
hani çok da eski değil çocukluğumdan hatırlıyorum sokaklarda ayı oynatırlardı.. evet evet ayı.. ormanların bildiğimiz vahşi ayısı..ama artık o vahşiliği kalmamış, burnuna bir halka geçirilmiş, tefle havaya giren, sopayla dürtüldükçe kıvırtan ayı.. gözümün önüne geldikçe gülüyorum, biraz da üzülüyorum zavallı ayılara.. sonra zaten bu hayvancıklar toplanmış ayı yetiştirme ve rehabilitasyon merkezlerine gönderilmişler. (nereden mi biliyorum? ne yalan söyleyeyim 'Yahu ne oldu o ayılara?' diye düşündüm ve araştırdım) Şimdi ben çocuğuma 'çocuğum bak eskiden sokaklarda ayı oynatırlardı' desem güler değil mi bana, çok hem de.not_ bu ayılar gelince aklıma düşündüm biraz acaba daha neler var unuttuğumuz diye. Aklıma bir de Migros'un kamyonları geldi..hatırladınız mı?
10 Nisan 2007
Dünya'nın bi 30-40 yıl sonra alabileceği şekilleri düşündükçe içim karariyor. Çoluk çocuğa karışma hayallerimi unutmalıymışım gibi geliyor... Tam da işte bu ruh halindeyken Charles Brown söylerse bir şarkı biraz rahatlıyorum...
....There must be a place far away where I can enjoy my life till I'am old and gray.. I must find someone to love for meeee right now todaaay....
....There must be a place far away where I can enjoy my life till I'am old and gray.. I must find someone to love for meeee right now todaaay....
11 Mart 2007
Afrika'nın kuytularında, hala, Pigmelerin insan sayılmadıkları için yendiğini biliyor muydunuz?
(Yemek ve Kültür)
(Yemek ve Kültür)


